SON DAKİKA HABERLERİ
  • Samsun
  • Son Güncelleme 16:29
Babasının Hayalleri İçin ‘Saklı Cennet’i Dünya’ya Tanıtıyor (ÖZEL HABER) Görseli
HABERDE İNSAN

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Samsun’un Ayvacık ilçesinde babasının hayallerini gerçekleştirmek için restoranın başına geçen 26 yaşındaki girişimci Ebru Şencan, doğal güzellikleri sebebiyle ‘Saklı Cennet’ lakabıyla bilinen turistik ilçeyi Dünya’ya tanıtıyor. Yaz ve kış aylarında çektiği fotoğraf ve videoları, uluslararası turizmin marka şehirlerini etiketleyerek sosyal medyada platformlarında paylaşan Şencan, Ayvacık’ın tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Körfez ülkelerinden Karadeniz Bölgesi’ne gelen yabancı turistleri ilçeye getirterek gezdiren tek kadın işletmeci, restoranında da misafirlerine ‘Yayın Balığı’ ikram ediyor.

BABASININ İŞLETMESİNDE BÜYÜDÜ

Ayvacık ilçesinin Çamalan Mahallesi’nde Hasan Uğurlu Baraj Gölü’nün kenarındaki Dereiçi Tesisi’ni işleten kadın girişimci Ebru Şencan, çocukluğunu yaşayamayıp babasının küçük restoranında çalışarak büyüdü. Arkadaşları oyun oynarken ödevlerini restoranın boş masalarında yapan Şencan, Kastamonu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü ile Anadolu Üniversitesi’nde Uluslararası Finans ve Ekonomi Bölümü’nü bitirdi. Kaymakam olmak için İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yüksek lisans için hazırlık sınıfına kaydoldu. Ancak Ankara’da tedavi gören babasının ani vefatıyla Şencan, genç yaşında işletmenin başına geçmek zorunda kaldı.

TURİSTİK TESİSE DÖNÜŞTÜRDÜ

Mangal ustası annesi Birsel Şencan ile omuz omuza vererek babasından miras kalan restoranı büyüten iş kadını, işletmeyi turistik tesise dönüştürdü. Bireysel çabaları ve sosyal medyayı etkili kullanması sonucu Ayvacık’ı başta Avrupa, Balkanlar ve Körfez ülkeleri olmak üzere 7 kıtada tanıtan başarılı iş kadını, babasının hayallerine her geçen gün bir adım daha yaklaşıyor. Hayat hikayesi, yaşam mücadelesi ve idealleriyle tanıştığı farklı sektörlerden her insandan takdir toplayan Şencan, ilçeye konaklama sektöründe de yatırım yapmayı hedefliyor.

ÇALIŞMAYI NİMET BİLDİ

İşletmecilikte yaşadıklarını ve edindiği tecrübeleri Samsun Şehir Gazetesi’ne anlatan Şencan, “3-4 masalık küçük bir işletmemiz vardı. Anne ve babam geç saatlere çalıştığı için burada kalırdık. Babam beni arabada uyuturdu. Okula servisle okula gider gelir, ödevlerimi masa boş masalarda yapardım. Bitince müşterilere içeceklerini verirdim. Masaları toplayıp kolonyağı ikram ettiğimde iyi bahşiş toplardım. Hatta kumbaram dolup taşardı. Bazen de babamla et, balık ve sebze almak için giderdim. Oyun oynamak veya pikniğe gidebilmek için sabahın erken saatlerinde kalkıp bir sürü iş yapardım. İşimi keyifle yapar asla şikayet etmezdim. Neden çalışıyorum diye düşünmek aklıma bile gelmezdi. Çünkü çalışmak nimetti ve bunun bilincindeydim.“

ÜNİVERSİTEDE DE TİCARET YAPTI

Para kazanmayı öğrendiği için Kastamonu’da üniversite okurken hiç zorluk çekmediğini söyleyen Şencan, “Babam her hafta 50 TL gönderirdi. Harcamayı gururuma yediremedim. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. Önceleri ilköğretim öğrencilerine İngilizce dersleri verdim. Otobüs biletimi babama aldırır, harcamadığım 50 TL ile paketi 3 TL’den 16 adet meşhur Çekme Helvası alır, restoranımızda porsiyonu 15 TL’ye satardım. Bundan 240 lira kazanıp geri dönerdim. Babam para kazanabildiğimi görünce harçlık göndermeyi kesti. Mezuniyetin ardından Anadolu Üniversitesi Uluslararası Finans ve Ekonomi Bölümü’nü okudum. Bitirince kaymakamlık sınavlarına girmek istiyordum. Yine bir şeyler satıp para kazanırken tanıştığım insanlar bana burs verdiler. Böylelikle İngilizce ve Arapça dil eğitimlerimi de tamamladım. Girdiğim sınavı burslu olarak yurt dışına gittim. Orada da farklı deneyimler edindim. Türkiye’ye dönünce İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde yüksek lisans için biriktirdiğim tüm kazancımla hazırlık sınıfına kaydoldum. Babam bu sırada Ankara’da kanser tedavisi görüyordu. Hafta içi onunla kalıyor hafta sonu restoranla ilgileniyordum. Vefatından sonra da eğitimime devam edemedim.”

RESTORANI BÜYÜTTÜ

Eğitimin ve tecrübenin faydasını gördüğünü dile getiren kadın girişimci Ebru Şencan, “Ayvacık küçük bir ilçe. Üstelik tek kadın işletmeciyim. Babamın yarım bıraktığı tüm hayallerini tamamlamak için gecemi gündüzüme katarak çalışıyorum. Yaz aylarında 12 kişi çalışıyoruz. Yarısı harçlıklarını kazanan üniversite öğrencisi arkadaşlarım. Diğerleri de aile ekonomilerine katkı sağlayan yöredeki ev hanımları. Ama onlardan geç çıkıp erken geliyor,  güne hazırlık yapıyorum. Eğitim almasaydım restoranı işletemezdim. 300 metrekarelik restoranı 700 metrekareye çıkardım. Yerler çakıl taşıydı. Karolar döşetip şömine yaptırdım. Restoran kısmını restore ettirdim. Bahçeyi büyütüp çevresini çitlerle donatarak estetik hale getirdim. Annem yine mangalın başında. Ben de bazen çayları dolduruyor bazen de müşterilerimize yemeklerini hazırlıyorum.”

SOSYAL MEDYADA TANITTI

Her zorluğun altından kalkmayı öğrendiğini ifade den Şencan, “Olumlu olumsuz her şeyi yaşadım. Pandemi dönemini de gördüm enflasyonu, dolar ve akaryakıt artışlarını da. Ama bir şey yapmalıydım. Restorandan çıkıp bir yere gidemediğime göre ‘İnsanlar gelsin’ dedim. Ayvacık’ı yabancı toplumlara tanıtmaya karar verdim. Bu doğal güzelliklerimi herkes görüp gelsin istiyordum. Cep telefonumla sürekli fotoğraf ve video çektim. Mevsim kış ise yaz videosu, yaz ise kış videosu paylaştım. Paylaşırken de San Francisco, Berlin, Paris, Tokyo ve Uzungöl başta olmak üzere gibi Dünya’nın en güzel yerlerini etiketledim. Çok dikkat çekti. İnsanlar merak edip iletişime geçince de Ayvacık’ı anlattım.”

TURİSTLERİ GEZDİRİYOR

Bütün tur şirketlerini mercek altına aldığını belirten iş kadını, “Tur şirketlerinin yöneticileriyle, gemi ve otobüs kaptanlarıyla görüştüm. Turist kafilesi geldiğinde aramalarını sağladım. Başta Almanya, Fransa, Tayland, Irak, İran, Mısır ve Körfez ülkeleri olmak üzere gelen turistleri Ayvacık’a getirttim. Kafileleri Çarşamba girişince karşılayıp gezdirdim. Onları Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin gezi teknesiyle tura çıkardım. Fotoğraf ve video çektirtip paylaştırdım. Acıktıklarında restoranımda ağırlayıp meşhur Yayın Balığı’mızı ikram ettim. Tanıtım çalışmalarımı sürdürüyorum. Dil bilmenin de avantajını yaşıyorum. Geldiklerinde “Ayvacıklıların hepsi senin gibi mi?” diye soruyorlar. Ben de çok misafirperveriz diyorum.”

KONAKLAMA TESİSİ KURACAK

Emeklerinin karşılığını aldığını da anlatan Şencan, “Öncelikli hedefim, Anadolu halkı dahil ulaşabildiğimiz ne kadar insan varsa Ayvacık’ı öğrenip gezmelerini sağlamaktır. Çünkü ilçemize yılda 1 milyon kişi gelirse bundan herkes istifade edecek. Onun için önemli olan ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımdır. Balıkesir’in Ayvalık’ı varsa bizim de Ayvacık’ımız var. İnsanın tek bir sektör seçmesi doğru değil. Neden başka alternatifler olmasın ki. Konaklama sektörüne yatırım yapmayı planlıyorum.  Farklı mimariyle dikkat çekerek Fransız balkonlu müstakil taş evlerden oluşan güzel tesisimin olmasını arzu istiyorum. İnşallah babamın bu hayalini de gerçekleştireceğim.”

0 Yorum

Yorum Yap