SON DAKİKA HABERLERİ
  • Samsun
  • Son Güncelleme 13:04
Ata Yadigarları Eşyaları Kişisel Müzesinde Sergiliyor Görseli
HABERDE İNSAN

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Samsun'da 72 yaşındaki Sabri Durmuş, 30 yıldır topladığı teknolojiye yenilmiş ata yadigarı eşyaları kişisel koleksiyon müzesinde sergiliyor. 100 önce kullanılan tarım aletlerinden, mübadele döneminin ahşap el yapımı sandıklarına, bakır ve gümüş mutfak araç ve gereçlerinden mekanik parçalara 5 bin etnografik eşya bulunuyor.

Bafra ilçesinde uzun yıllar mermercilik üzerine esnaflık yaptıktan sonra emekli olan Sabri Durmuş, 1993 yılında dedesi ve babasından kalan fotoğraf albüm, saat ve takı gibi ürünleri atmaya kıyamayıp koruma altına aldı. Her birinin ayrı bir hikayesi olan hatıraların yaşatılması gerektiğine inanan yaşlı adam, eşinin de yardımıyla komşularından, esnaf arkadaşlarından ve tanıştığı kimselerden de kullanmadıkları eşyaları toplamaya başladı. Kısa zamanda geçmişe ışık tutan çok sayıda eşya biriktiren emekli esnaf, koyacak yer bulamayınca eski mermer dükkanını müzeye dönüştürmeye karar verdi.

Kızılırmak Mahallesinde babasının adını verdiği Yaşar Durmuş Müze Evi’nin duyulmasıyla eşyalarını bağışlamak isteyenlerin sayısı da günden güne arttı. Antika meraklılarının gezdiği müzeyi büyütmeyi arzulayan Sabri Durmuş, at arabası tekerleklerinden demir ve bakır sabanlara, ahşap oda kapılarından demir işlemeli yataklara, dikiş makineleri, tüplü televizyonlar ve radyolardan daktilolalara kadar çeşitli ebatlardaki eşyaları da kabul etti.

Evinin bahçe duvarlarını ve dükkanın dışını da açık hava müzesine çeviren Sabri Durmuş, bugün irili ufaklı 5 bin adet eski eşyanın bulunduğu müzesinde ziyaretçilerini ağırlıyor. Her sabah dükkanını duygulanarak açan Sabri amca, güne gramofonunda çaldığı Türk Sanat Musikisi ile başlıyor.

Antika eşya biriktirmeye devam eden Sabri Durmuş, müzesinde Samsun Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Samsun E-Dergi ve Samsun Şehir Gazetesi ekibini ağırladı. Öyle bir yer düşünün ki içeri girdiğinizde tarihin kokusunu alıyorsunuz. Baktığınız her yerde farklı bir anınız canlanıyor, dokunduğunuz her eşyada geçmişin izini sürüyorsunuz.” sözleriyle başlayan keyifli sohbette müzenin nasıl oluştuğundan bahseden Durmuş, “Müze fikri, babam, abim rahmetli olunca onların hatıralarını yaşatmak için miras kalan malzemeleri saklamamla başladı. Sonra da devamı geldi. Gün geçtikçe topladığımız eşyaların sayı da arttı boyutları da. Derken artık bunların sergilenmesi ve ilçe turizmine kazandırılması gerektiğini düşündüm. Sonunda da bu müze ortaya çıktı. Ziyaretçilerin ve arkadaşlarımızın da desteğiyle bugünlere geldik. Şu an yaklaşık 5 bine yakın malzememiz var ve bunların hepsi de bu bölgenin insanlarının ürettiği, kullandığı eşyalardır.” Bilgisini verdi.

Kişisel koleksiyon müzesinde150 yıllık geçmişe sahip eşyaların bulunduğunu söyleyen 72 yaşındaki Durmuş, “En çok tarım aletleri var. Ağaç sabanları kapları müzeye ziyarete gelenlerin dedeleri yapıp kullanmış. Son malzemeler bunlar. Devamı da gelmeyecek. Çünkü bunları yapacak usta artık yok. Ayrıca bir dönem günlük hayatta kullanılan mutfak eşyalarımız var. Salça ve pekmez yapımında kullanılan yün tarakları, çıkrıkları, örgü aletlerimiz, tenekelerle suyu taşınan omuzluklar büyük ilgi görüyor. Elektriğin, makinelerin olmadığı Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait sandıklarımız da mevcut. Maddi bir şey beklemeden hepsini muhafaza etmeye çalışıyorum. Biz de çocuklarımıza ve torunlarımıza miras bırakacağız.” Diye konuştu.

Müzeye sahip olduğu için duyduğu mutluluğu dile getiren Sabri Durmuş, “Burada yaşanmışlığı olmayan hiçbir şey yok. Atalarımızın hatıralarını görünce iyi ki de biriktirmiş, odun olmaktan, sobada yakmaktan kurtarmışız diyorum. Köylerde bile artık böyle eşyalar kalmadı. Örneğin annemin yükü fazlaydı. Yemeği yapacak, çamaşır yıkayacak, çocuklara bakacak. Akşam olduğu zaman da gaz lambaları silinecek. Misafirliğe gelenler temizliğine not verecek. O gaz lambaları şimdi burada. Bu eşyalar bizi çok eskilere götürüyor. İnsanlar gelip gezdiğinde teşekkür ediyor. Çok mutlu oluyorum.” şeklinde konuştu. 

 

Müzeye her yaş grubundan insanın geldiğinin altını çizen Durmuş, “Bütün okullardan öğrenciler gelip gezdi. Onlara eşyaları tek tek göstererek anlatıyorum. Ertesi gün analarını babalarını alıp getiriyorlar. Yurt dışına giden vatandaşlarımız ziyarete geldiğinde babalarının, dedelerin bir zamanlar kullanmış olduğu malzemeleri görünce saygıyla bakıyorlar. Bildiklerini anlatıyorlar, bilemediklerine de biz yardımcı oluyoruz. Bu topraklarda yaşayan insanlar bize bunları miras bıraktı. Onun için değerini bilmeliyiz.” İfadelerini kullandı.

0 Yorum

Yorum Yap