• Samsun
  • Son Güncelleme 17:48

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

"Besle kargayı oysun gözünü." demiş Süleyman Soylu. Ne de güzel demiş! 

Yıllar boyunca gizliden gizliye Türk ırkçılığı yapan Fransa, terörü koynunda besledi ve gözünü oyana kadar da her şeyine özellikle islamafobisine göz yumdu. 

Türkiye'nin her türlü zaferinde; Fransa'daki vatandaşlarımızın kutlama konvoylarının önünün PKK tarafından kesildiği, heveslerin kursakta kaldığı günler çok uzak bir geçmişte değil. Bir tarafta propagandalarını polisler eşliğinde özgürce yapan PKK var, bir tarafta ülkesinin zaferlerini korna sesleri ile kutlamak isteyen lakin terörün söz hakkının olduğu kadar söz hakkı olmayan Türkler var.

Bir tarafta korna sesleri bir tarafta islamafobi...

Bugün bu damlaya damlaya gölleştirdiği terörizmde boğulmayı haketti Fransa. Bu durumun müsebbibi bizzati kendisi, Türk ırkçılığı ve çoğu avrupalı gibi damarlarında akan şeref yoksunu islamafobiydi.

Belirtmek gerek ki artık Fransa'da terör yalnızca Türklere karşı değil! 

Terörün dilinin, dininin, ırkının, renginin olmadığını bir kez daha görmüş olduk. Terör çocuk bilmez, anne bilmez, nene bilmez, suçlu-suçsuz bilmez, terör polisini propagandaları için servis ettiği Fransa'yı da bilmez. Petrol sevdası ile terörün parçaladığı topraklarda insanların ölmesi için dolarlar dökenler bilmeli ki, terör Avrupa'da bilmez!

Cumhurbaşkanımız bu durumu öngörerek ikazda bulunmuştu oysa:

"O çok sevdiğiniz teröristler çıkarlarına dokunduğunuz gün nefretleri ve sloganlarının yanı sıra silahlarını da sizlere çevirecek." 

Evet, haklı da çıktı. 

Paris sokakları taşlandı. Arabalar patlatıldı. Sokakları ateşe verdiler; yakıp, yıkdılar. 

İşte bugün Fransa sokaklarına terör mevsimi hakim. Ne ilkbahar, ne de sonbahar... 

Bu yaz, kışın ortasında geldi. Çok sıcak! 

Kaç derece faşitliğin meyveleri. 

Alev alev ama el ısıtmaz. Paris'i yakacak!

Çiçek açmıştı önceki mevsim dallar. 

Sıra gelecek el uzatmadığınız meyve yere düşecek!

Çok olmamış. Dilimizi değil insanlığımızı yakacak!

Yorum Yap