• Samsun
  • Son Güncelleme 04:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Atatürk'ü anmak verdiği mücadeleyi doğru tespit ederek anlamaktır Görseli
SİYASET

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Atatürk’ü anmak elbette önemlidir. Ama asıl olan Atatürk’ü verdiği mücadelenin izini sürerek, gerisindeki sebepleri doğru şekilde tespit ederek anlamaktır” dedi.
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 83. yıl dönümünde Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından düzenlenen anma törenine katıldı.
Tarihi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Konser Salonu'nda düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklal mücadelemizin başkomutanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete irtihalinin 83’üncü yıl dönümünde hürmet ve rahmetle yad ediyorum. Malazgirt Zaferi’nden beri bu toprakların vatanımız olması için mücadele eden, gözlerini kırpmadan canlarını veren tüm şehitlerimize, gazilerimize ve kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Kurucu kadro başta olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplandığı ilk günden bugüne kadar Cumhuriyetimizin ayakta kalması, gelişmesi, büyümesi için gayret gösteren herkese şükranlarımı sunuyorum. Hala sınır boylarımızda vatan nöbeti bekleyen askerimizden ekmek teknesi başında ter döken esnaf ve işçimize, toprağı eken çiftçimize, fabrikasında üretim yapan girişimcimize, kamuda görev yapan insanımıza kadar büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası için çalışan herkese müteşekkiriz.

Amacımız Cumhuriyetimizi kuruluşunun 100’üncü yılında ülkemizi, ecdadımızın mirasına layık ve milletimizin hayallerine uygun bir seviyeye çıkarmaktır. Bunun için eğitimden sağlığa, güvenlikten teknolojiye kadar her alanda kurduğumuz sağlam altyapı üzerinde siyasi ve ekonomik gücü ile dünyanın birinci liginde iddia sahibi bir Türkiye inşa etmenin gayreti içindeyiz” ifadelerini kullandı.

"Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumumuzu önümüzdeki yıl sonunda Beytepe’deki yeni yerine taşıyarak bir başka sembolik adımı daha atmış olacağız”
Türkiye Cumhuriyeti’nin önüne çıkan engelleri bir bir aşarak dünyanın birinci liginde yer alan ülkeler arasında yerini alması için gece gündüz çalıştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel krizlerin üstesinden başarıyla gelen, hangi engelle karşılaşırsa karşılaşsın mücadeleden vazgeçmeyen bir ülke olarak her geçen gün hedeflerimize biraz daha yaklaşıyoruz. Hem
devraldığımız birikime sahip çıkan hem de bugüne kadar yapılanları 5’e, 10’a katlayan, yeni hizmetler ile Cumhuriyet’i yaşatmak ve büyütmek için gece gündüz çalışıyoruz.

Bugünkü toplantımızı gerçekleştirdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eski binası ve hemen yanı başındaki yeni binası bu anlayışın somut örnekleri olarak karşımızda durmaktadır. Aynı şekilde İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi’nin (AKM) eski ve yeni binaları da ülkemizin nereden nereye geldiğinin birer sembolleridir. Aynı anlayışla Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumumuzu Kavaklıdere’deki eski binasından inşallah önümüzdeki yılsonunda Beytepe’deki yeni yerine taşıyarak bir başka sembolik adımı daha atmış olacağız” şeklinde konuştu.

Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak için doğru okumak gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
“Atatürk’ü anmak elbette önemlidir. Ama asıl olan Atatürk’ü verdiği mücadelenin izini sürerek, gerisindeki sebepleri doğru şekilde tespit ederek anlamaktır. Ülkemizde dillerinden Atatürk’ün ismini düşürmeyen ama onu anlamak konusunda en küçük gayret de göstermeyen bir kesim hep olagelmiştir. Bugün sizlerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik hayatı boyunca görevde bulunduğu yerler ile ülkemizin son dönemde faaliyetlerini yoğunlaştırdığı yerlerin şöyle bir karşılaştırmasını yapmak istiyorum.

Mustafa Kemal Atatürk, akademideki eğitimi sonrasında yüzbaşı rütbesiyle 1905’te Suriye Şam’daki 5. Kolordu’da göreve başladı. 1907’de Makedonya’daki 3. Kolordu’ya tayin olduktan sonra hemen ardından 1908’de Libya Trablus’taki ilk görevine gitti. Hatta 1909’daki İttihat ve Terakki Kongresi’ne Trablus delegesi olarak katıldı. Büyük savaş öncesi Avrupa’da tespitlerde bulunmak üzere 1910 yılında Fransa, İsviçre, Belçika ve Hollanda’yı kapsayan bir gezi yaptı. İtalyanların Libya’ya saldırması üzerine 1911 yılında binbaşı rütbesi ile tekrar Trablus’a giderek 1912 Ekim’ine kadar süren gözünden ve kolundan yaralandığı tarihi bir mücadele yürüttü.

Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde yarbay rütbesi ile bulunduğu Sofya’dan Tekirdağ’da yeni oluşturulan 19. Tümen Komutanlığı’na atandı. Ardından başında bulunduğu 57. Alay ile destan yazdığı Çanakkale’ye geçti. Çanakkale’de çeşitli görevler üstlendikten ve göğsündeki saate isabet eden şarapnel ile yaralandıktan sonra 1915 sonunda İstanbul’a döndü. Görevlendirildiği 16. Kolordu Komutanlığı’nda birliği ile birlikte Halep üzerinden Diyarbakır’a geçerek 1916 yılında Muş ve Bitlis’i Rus işgalinden kurtardı.

2. Ordu Komutanlığı’ndaki görevinden Alman general ile olan anlaşmazlığı üzerine istifa ederek 1917 sonunda İstanbul’a döndü. Veliaht Vahdettin’in Almanya seyahatine eşlik ederken kendisini yakından tanıma imkanı buldu. Böbreklerinden rahatsızlandığı için 1918 Mayıs’ında bir müddet Viyana’da tedavi gördü. Sultan Vahdettin’in tahta çıkmasının ardından 1918’in Ağustos ayında 7. Ordu Komutanlığı'na atanarak Nablus’a geçti. Suriye’nin kaybedileceğinin anlaşılması üzerine Halep’e çekildi. Mondros Anlaşması ardından Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı görevine getirildi. İngiliz işgalinin ardından bu ordu dağıtılınca İstanbul’a geri döndü.

İstanbul’da saray, hükümet ve çeşitli ülke temsilcileri ile yaptığı istişareler sonucunda Anadolu’ya geçerek Milli Mücadele’yi başlatmaktan başka çare kalmadığını gördü. Bu amaçla 9. Ordu Kıtaları Müfettişi unvanı ile Samsun’a doğru yola çıktı. Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs sabahından itibaren de hepimizin bildiği şanlı Milli Mücadele süreci başladı. Cumhuriyet’in ilanı ile taçlanan Milli Mücadele'nin her safhası da bu çizginin devamı ve tamamlayıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Tarihi CSO Konser Salonu’nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve çok sayıda davetli katıldı.

Yorum Yap