• Samsun
  • Son Güncelleme 11:24
3 üniversite iş birliği yaptı, bilim insanları ısırganı araştırıyor Görseli
SAMSUN

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Samsun OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nün yürütücülüğünde gerçekleştirilen proje kapsamında Karadeniz Bölgesi’nde ısırganın bir tarım ürününe dönüştürülerek endüstriyel hale getirilip ekonomiye kazandırılmasını sağlamak için araştırmalar yapılıyor.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Ordu Üniversitesi ve Giresun Üniversitesi işbirliğinde 4 yıl önce Karadeniz Bölgesi’nde Isırgan Tarımının ve Teknolojisinin Geliştirilmesi Projesi başlatıldı. Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın (DOKAP) desteklediği projenin yürütücülüğünü ise OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü yaptı. Proje kapsamında ısırganın bir tarım ürününe dönüştürülerek endüstriyel hale getirilip ekonomiye kazandırılmasını sağlamak amacıyla farklı alanlarda çeşitli araştırmalar yapıldı.



‘15 ilde farklı rakımlardan ısırgan genotipleri alındı’

Zonguldak’tan Artvin’e kadar olan bölgede 15 ilde sıfır rakımdan 2 bin rakıma kadar yükseklikte her birinde 5 ayrı noktadan olmak üzere ısırgan genotipleri alındı ve bu genotipler Samsun, Ordu ve Giresun’da toplum 11 dönümlük tarlalarda deneme üretimleri yapılarak çeşitli parametrelerde değerlendirildi. Ardından belirlenen 3 yerli genotip ile ilgili ıslah çalışması başlatıldı. Islah çalışması sonrasında ise tescil aşamasına gelineceği belirtildi.

Isırgan otu

Ayrıca ısırgan lifinden üretilen ipliklerle çeşitli örnek kumaş dokumaları yapıldı. Saplarından yakacak amacı ile kullanılacak pelet ve briket üretildi. Isırganla yapılan 25 ayrı yemek belirlenip bunlarla ilgili gastronomi alanında da çalışma yapıldı.   



‘Türkiye’de ilk’

OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nde görevli Öğretim Üyesi, Proje Koordinatörü Prof.Dr. Ali Kemal Ayan, gerçekleştirilen araştırma çalışması ile ilgili bilgi verdi. Isırgan ile ilgili Türkiye genelinde ilk defa böyle geniş kapsamlı bir araştırma çalışması yapıldığını dile getiren Prof.Dr. Ayan, “Isırgan kenevirle aynı botanik aileden gelen bir bitki. Dolayısıyla kenevirle kullanım alanları ile çok benzerlik ve paralelliktik gösteriyor. Kenevirin bütün kullanım alanlarında ısırgan da kullanılabilir. Bununla ilgili 3 üniversitenin işbirliğinde detaylı bir çalışma yürütüyoruz” diye konuştu.

Isırgan otu
OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü’nde görevli Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ali Kemal Ayan

‘Üvey evlat gibi görünen ısırganın içindeki sır’

Prof.Dr. Ayan, ısırganın Karadeniz Bölgesi’nde doğada kendiliğinden yetişen bir bitki olduğunu söyleyerek “Isırgan bir üvey evlat gibi görülür ve bahçeden tarladan yol kenarlarından hızlı bir şekilde yabancı ot olarak görüldüğü için yok edilmeye çalışılır. Bazen kimyasallar kullanılarak, bazen tırpanlarla kesilerek yok edilmeye çalışılır. Biz aslında üvey evlat gibi yabancı ot gibi görünen ısırganın içindeki o sırrı çözümlemeye çalışıyoruz.

Isırganın içinde bir sır varsa bu sır nedir ve endüstriyel hale gelebilir ve ekonomiye kazandırılabilir mi? Diyerek çalışma yapıyoruz. Eksi değer olarak görülen ısırganı artı değerlere taşıyabilir miyiz bunun için yola çıktık.

Isırgan otu


‘Su ihtiyacı az olan tarım ürünleri önemli’

İklim değişikliği nedeniyle su ihtiyacı daha az olan tarım ürünlerinin üretilmesinin kritik bir öneme sahip olacağını dile getiren Prof.Dr. Ayan, “Türkiye’de pamuk üretimi yapıyoruz ancak pamuğun üretimi sırasında 7,8 defa sulanması gerekiyor. Çok şu ihtiyacı var.

Dolayısıyla bizim onun yerine daha ekonomik ve ekolojik tekstil lif hammaddeleri bulmamız lazım. Bu noktada kenevir, ısırgan, keten kıymetli” diye konuştu.

Isırgan otu


‘Karadeniz Bölgesi iklim açısından avantajlı’

Karadeniz Bölgesi’nde ısırganın kendi ikliminde çok rahat yetişebildiğini ifade eden Prof.Dr. Ayan, “ Kenevir maksimum bir defa sulama ile çok rahat yetişebiliyor onun için daha az suya ihtiyacı olan ve hiç kimyasal kullanılmayan lif bitkilerinin yetiştirilmesi önemli. İklimi açısından Karadeniz Bölgesi ısırgan açısından çok avantajlı. Bir de ısırgan çok yıllık bir bitki.

Örneğin kenevirini her yıl ekmek zorundasınız ama ısırganı bir kere dikiyorsun ve 10 sene biçiyorsun bu yönlü bir avantajı da var. Kenevirin lif oranı bir sapta yüzde 26, ısırganın ise yüzde 17 ama ısırgan lifi kenevire göre daha yumuşak daha ipeksi. Bu noktada biz tıbbi tekstilde rahatlıkla kullanılabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Isırgan otu


‘Kenevir atölyelerinde ısırgan da işlenecek’

Prof.Dr. Ayan, insanların ısırganın avantajlı özelliklerinden henüz yeterince farkında olmadıklarını dile getirerek “Kenevirin işlendiği bütün işleme atölyelerinde ısırgan da işlenebilir, kullanılabilir. Kenevirden açtığımız yol aynı zamanda ısırgandan açtığımız yol olacak ayrı bir yatırıma gerek yok.

Dolayısıyla bu noktada Samsun’un kenevirle ilgili çalışma hedefleri ısırgana da hizmet etmiş olacak. İleride bir tarım ürünü haline geleceğini düşünüyoruz, hedefliyoruz. Su ve iklim krizi bu yönlü devam ettikçe artık bu yönlü doğal ürünlere doğal lif kaynaklarına çok daha fazla ihtiyaç duyulacak diye düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Isırgan otu

 

Yorum Yap