• Samsun
  • Son Güncelleme 13:38

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Samsun'un Vezirköprü ilçesinde Oymaağaç Höyüğü'nde 15 yıl önce başlatılan arkeolojik kazı ve araştırmalar bu yıl da devam etti. Kazılar ile Hitit Krallığı'nın dini merkezi 'Nerik' gün yüzüne çıkarılıyor. Kazılarla ortaya çıkarılan 3 bin 650 yıllık kutsal kent Nerik, yapılan çalışma ile sanal gerçeklik ortamına taşındı. Ziyaret eden vatandaşlar sanal gerçeklik gözlüğü ile kazı alanını bulundukları yerden oradaymış gibi detaylıca gezebilecek.
 

Samsun'un Vezirköprü ilçesi Oymaağaç mahallesinde bulunan Oymaağaç Höyüğü'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izin ve desteği ile 2021 yılından bu yanada Türk Tarih Kurumu Başkanlığı destekleriyle yürütülen arkeolojik kazı ve araştırmaları, bu yıl da devam etti. Alman asıllı Türk vatandaşı Arkeolog Prof. Dr. Rainer Czichon'un başkanlığında 15 yıl önce başlatılan kazılarda, Hitit Krallığı'nın dini merkezi 'Nerik' olduğu belirlenen alanda tarihi eserler ortaya çıkarılıyor.

Bugüne kadar üzerinde çivi yazısı bulunan tabletler, mühür, dini törenlerde kullanılan küçük kaplar, mezarlar, hayvan kemikleri, gıda saklama çukurları, bir tünel, mabet odası temelleri, sur duvarı ve kapısı, havuz ile çeşitli kalıntılar ortaya çıkarıldı.
 

Yapılan kazı çalışmalarıyla Hititlere ait olan Milattan Önce 1650 yani günümüzden 3 bin 650 yıl öncesine ait kent gün yüzüne çıkarıldı. Nerik, bu yıl yapılan çalışma ile sanal gerçeklik ortamına taşındı. Ziyaret eden vatandaşlar sanal gerçeklik gözlüğü ile kazı alanını bulundukları yerden oradaymış gibi detaylıca gezebilecek.

Öte yandan son iki yıldır kazı yapılan alan genişletilerek ‘plato’ olarak ifade edilen bölgede gerçekleştirildi. Burada yapılan çalışmalarda ise Demir Çağı’na yani günümüzden 3 bin yıl öncesine ait buluntular toprak altından çıkarılıyor. Demir Çağı’na ait mimari yapının taştan yapılmış temelleri ile pişmiş topraktan yapılmış dokumada kullanılan ağırşak, yine dokumada kullanılan tezgah ağırlıkları, bronz iğne ve pişmiş toprak makaralar bulundu.


Kazı Başkan Yardımcısı olan Uşak Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Mehmet Ali Yılmaz

‘Hititlerin kutsal şehri’

Kazı Başkan Yardımcısı olan Uşak Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Mehmet Ali Yılmaz, yapılan kazı çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Oymaağaç Höyüğünde 2005 yılında yapılan yüzey araştırmalarının ardından arkeolojik kazı çalışmalarının 2007 yılında başladığını belirten Doç. Dr. Yılmaz, “Biz Hititlerin kutsal şehrindeyiz. Bunu şu anda kolay söyleyebiliyoruz ama 15 yıl öncesine kadar çok net değildi. Kazı amaçlarımızdan birisi bu belirsizliği ortadan kaldırmaktı.

Hitit yazılı metinlerinde geçen ‘Hititlerin kutsal şehri olarak bilinen Nerik adı bu bölgede lokalize ediliyor’ diye görüşler vardı daha önce. Yapılan kazılar bize gösterdi ki burası yüzde 99 ihtimalle Nerik şehri, yani Hititlerin kutsal şehri. Bunu kanıtlamak için elimizde çivi yazılı belgeler var. Hitit hava tanrısının çok sevdiği pınar gün yüzüne çıkarıldı. Ayrıca hava tanrısına adanmış olan tapınağın temellerini de biz arkeolojik kazılarla açığa çıkardık” dedi.



‘Hitit kralları kortejlerle Nerik’e geliyordu’

Doç. Dr. Yılmaz, pınara giden tünelinde açığa çıkarılıp belgelendiğini dile getirerek “Nerik’in en anıtsal ve görülmesi gereken yapısı diyebiliriz. Literatürde çok az Hitit şehrinin ismi kesin olarak biliniyor. Nerik de bilinenlerden birisi. Nerik, Hititler için çok önemli bir kutsal alan. Purulliya Bayramı’nın kutlandığı bir yer. Çivi yazılı metinlerden Hitit krallarının kortejlerle bu bayram için buraya geldiğini biliyoruz.
 



Dolayısıyla Hittiler için bu kadar önemli olan bir şehir bir takım mücadelelere de sahne olmuş. Samsun’un tarihini aydınlatılması açısından ve Hititlerin kuzeydeki en uç noktası olması açısından çok önemli bir şehir burası” şeklinde konuştu.



‘3500 yıllık fındık kabuğu bulundu’

 

Tünelde yapılan kazı sırasında bulunan fındık kabuklarına yapılan ‘karbon 14’ analizinde günümüzden 3 bin 500 öncesine ait olduklarının belirlediğini ifade eden Doç.Dr. Yılmaz, “3500 yıllık fındık kabuklarını bulduğumuzda o dönem çok heyecan yaratmıştı ve ilgi görmüştü.

Hatta yine aynı alanda tünelde yaptığımızı çalışmalarda tünelin son bölümünde bulunan bazı ahşap buluntularda hem Demir Çağı’na hem de yine Hitit dönemine tarihlenen ahşap su gideri veya bir pompa sistemi de bulundu. Bu da Hitit’teki ahşap kullanımını bize gösterdi” diye konuştu.
 

‘Günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine kadar burada yerleşim olduğunu düşünüyoruz’

Oymaağaç Höyük’nde sadece Hitit dönemine değil, başka dönemlere ait de buluntuların ortaya çıkarıldığını ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, “Katman katman üst üste yerleşilmiş bir alandan bahsediyoruz. Höyüğün en üst seviyesi ve en son evresi Roma ve Bizans mezarlığıymış. Onun alt tabakalarında Demir Çağı halkları burada yaşamış. Onlara ait olan çok sayıda depolama amaçlı kullanılan çukurlar bulduk. Bununla birlikte yine Erken Tunç Çağı hatta Geç Kalkolitik Çağa uzandığını düşündüğümüz bir yerleşim var.

Yani buradaki yerleşimin en erken tarihini Milattan Önce 4200-4500’e kadar indirecek buluntularımız var. Fakat bu buluntular mimari kontekstlerle desteklenmediği için henüz çok fazla lanse edilmedi. Daha çok Hitit vurgusu yapıldı bu yerleşim için. En erken günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine kadar burada yerleşim olduğunu düşünüyoruz” dedi.



‘Demir Çağı mimarisi açığa çıkarıldı’

Son iki yıldır kazı çalışmalarını ‘Plato’ olarak ifade ettikleri bölgede yoğunlaştırdıklarını söyleyen Doç. Dr. Yılmaz, “Demir Çağı mimarisini de açığa çıkarmaya başladık. Şuan için taş temellerini bildiğimiz mimariyi açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Onunla birlikte gelen buluntular bize bu mimari ile ilgili ip uçları vermeye başladı.

Hem geçen yıl hem bu sezon bol miktarda dokumada kullanılan pişmiş toprak ağırşak ve tezgah ağırlıkları bulmaya başladık. Dikey tezgahlarda dokumaların yapıldığının önemli izleri var burada. Bir bronz iğne ile çok sayıda pişmiş toprak makaralar bulduk. Ön teşhisle ifade edersek Demir Çağ insanlarının tekstil atölyesi veya dokumacılıkla ilgili yapılarını kazıyoruz şuan. Tabii ki çok başındayız” diye konuştu.



’Yaklaşık 30 bilim adamı yer aldı’

Doç. Dr. Yılmaz,  bu sezonki kazı çalışmalarında 30’a yakın bilim insanın yer aldığını belirterek “Yüksek lisans, doktora ve lisans öğrencilerinden oluşan bir ekiple çalışmalarımızı sürdürdük. Çoğunluğu Türklerden olmak üzere 5 farklı ülkeden çeşitli dallardan bilim insanları burada görev yaptı.  Oymaağaç Höyüğü bilimsel çıktılarının yanı sıra turizm açısından da önemli olsun istiyoruz. Çünkü hikâyesi olan bir yerleşim yeri ve birden fazla hikaye var.

Arkeolojik bulgularla gerçek olan yansımaları gösterebildiğimiz bir hikâye. İnsanları burayı daha iyi anlatmak için projeler düşünüyoruz, hazırlıyoruz, çeşitli uygulamalar yapıyoruz. Kazdığımız alanları geçici çatılarla koruma altına aldık. İnsanlara daha detaylı ve ayrıntılı anlatmak için gezi güzergâhları ve kalıcı bir çatı örtüsü ile kazdığımız alanların korunmasını istiyoruz. Bu konuda destek bekliyoruz” dedi.



‘Sanal gerçeklik gözlüğü ile oradaymış gibi gezebilecekler’

Türkiye’de çok az sayıda örneği bulunan bir çalışmayı daha Oymaağaç Höyüğünde hayata geçirdiklerini ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, “Madem şimdilik ziyaretçilerimize Oymaağaç Höyüğünü gezmelerini sağlayamıyoruz, o zaman bir sanal gerçeklik ortamı hazırlayalım dedik. En azından sanal gerçeklik ortamında Oymaağaç Höyüğü kazılarını hem gezme fırsatı hem objelere dokunma fırsatı verelim istedik ve bir uygulama hazırladık. Sanal gerçeklik gözlüğü satın aldık. Bu gözlükle bu höyükte 2007’den bu yana çalışılan tüm alanları bir bütün halinde gezebiliyorsunuz hatta orada birkaç objeyi elinize alıp yakından bakabiliyorsunuz.

Tünele inebiliyorsunuz ve tüneli gezebiliyorsunuz. Bu sene Samsun’da TEKNOFEST gerçekleşti tam da bu dönemde bizde bu uygulamayı başlatmış oluyor. Bu çalışma bu sene tamamlandı. Her sene kazılan alanlar bu uygulamaya dahil edilerek uygulamanın içeriği genişletilecek ve de ileri safhada şu anda proje çalışmaları devam ediyor ziyaretçi karşılama merkezi düşünüyoruz.

Oymaağaç Höyüğü’ne gelen kişiler ziyaretçi merkezinde bu uygulamayı gözlüğü deneyimleyebilecekler. İnşallah gelecek zamanda böyle bir projeyi hayata geçirmiş oluyor. Bu Bağlamda destekleri için Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne ve Vezirköprü Belediyesine sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.” diye konuştu.


 




 

Yorum Yap