SON DAKİKA HABERLERİ
  • Samsun
  • Son Güncelleme 01:54
Oruç sağlıkta şifa Görseli
SAĞLIK

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Belirli bir süre aç kalmanın hücrelerimizi nasıl etkilediğini biliyor muydunuz? Peki otofaji kelimesini daha önce hiç duydunuz mu? Eğer duymadıysanız sizinle ilginç bir bilgi paylaşmak üzere olduğumuzu bilmenizi isteriz.  Yazımızı okuyarak siz de bu konuda detaylı bilgiye ulaşabilir ve farkındalığınızı artırabilirsiniz.                                                    

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Uzun otofajiyi bizler için anlattı. Keyifle okumanız dileğiyle…

 

“Oruca bağlı açlığın, insanoğlunun yaşam süresinin uzamasında, kanser, kas hastalıkları ve sinir sistemi hastalıklarının önlenmesinde çok önemli olduğu anlaşılmıştır.” 

 

“Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı” (Bakara 184)(1)

 

Oruç, İslam dininde bir aylık süreyle uygulanan farz kabul edilen bir ibadet şeklidir. Oruç, “bir şeyden uzak durmak” anlamında olup; yeme ve içmeden uzak durmak, oruç yasaklarına uymak şeklinde uygulanır. Genellikle tan yeri ağarmasından, güneş batışına kadar olan zamanı kapsar. Oruç, Bakara süresinde belirtildiği gibi İslamiyet’ten önceki dinlerde de uygulanan bir ibadet şeklidir. TDV İslam ansiklopedisine göre; Yahudilikte, Hristiyanlıkta, Hinduizimde, Jainizmde ve Budizmde değişik şekillerde oruç tutulur (2). Oruç, bu dinlerde, tövbe, kefaret, matem gibi değişik durumlarda yapılan dini ritüellere hazırlık amaçlı uygulanır (2).

 

“Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara 184)

 

İslami açıdan, imanda ve takvada tekâmül, nefsin arındırılması ile mümkündür.
Şems Sûresi; 9. Ayet; “nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir” der (10). Nefsin arındırılmasında oruç son derece yararlıdır.  Kaldı ki Ramazan ayı, sadece oruçtan ibaret olmayıp; takva ile kılınan namazlar ve Ramazan ayı boyunca özellikle anlayarak, idrak ederek okunan Kur’an-ı Kerim ve öğrenilen “öğütler” nefsi arındırmada son derece yararlıdır.

 

Oruç tutmak; sağlıkta şifa

 

Çeşitli din ve mezheplerde yüzyıllardır değişik şekillerde tutulan oruç, yeme-içme olmadan kısmen veya tamamen, sürekli veya aralıklı veya çeşitli açlık şekilleriyle aç kalma olayıdır.

İşte Oruçtaki bu açlık süresinin, insan vücuduna etkileri konusunda birçok araştırmalar yapılmış, çeşitli hastalıkları olanlar hariç, sağlıklı kişilerde birçok yararları ortaya konmuştur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, oruçta olduğu gibi aç kalmanın, hücrelerde “otofaji’yi aktive ettiği anlaşılmıştır (3).

 

“Otofaji-yenilenme mekanizması” genellikle "hayatta kalma mekanizması" olarak kabul edilebilir. 

 

Otofaji ne demek;

 

Otofaji; (autophagy, "kendini yemek"); vücudumuzda, yeni ve daha sağlıklı hücreler elde edebilmek için oruca bağlı olarak açlık süresince, vücudun hasarlı hücrelerinin temizlenmesi demektir. Böylece, oruca bağlı açlık halinde, “otofaji denilen yenilenme mekanizması” vücudumuz hücrelerinde hasarlı proteinlerin  yıkımını ve bu hücrelerdeki hasarlı yapılarının temizlenmesini sağlar. Bu “yenilenme mekanizması”, vücudumuzdaki hücreler içinde hastalığa sebep olacak her türlü zararlı maddeyi ortadan kaldırır. Dolayısıyla, “otofaji-yenilenme mekanizması” genellikle "hayatta kalma mekanizması" olarak kabul edilebilir .(4)

 

Otofaji sırasında “kendi kendini yeme” ilk defa 1960 yıllarında yapılan araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Oruçla oluşan açlığın, insan vücudundaki hücre içi artıklarını, hücrelerin dış zarları arasında yok edebildiği saptanmıştır (3). Hücre içinde ‘lizozom’ adı verilen kese şeklindeki veziküllerde toplanan hücre artıkları, burada ‘geri dönüşüm’ işlemine tabi tutulmaktadır (3). Böylece oruçtaki açlık süresince ‘otofaji’ ile “hücreler, kendilerini yenilemekte” ve ‘yaşamsal dengelerini’ sürdürmektedirler (5).

 


 

Şekil 1. Otofajinin moleküler mekanizması. Otofaji, izolasyon membranının oluşması ile başlar. Vezikül uzamasıyla artıkların yutulması gerçekleşir ve otofagozom oluşur. Otofagozom ve lizozomun birleşmesiyle içeriğin parçalanması gerçekleşir. Parçalanma sonucu oluşan amino asitler ve yan ürünler sitoplazmaya gönderilir (4) (Otofaji; Vikipedi).
 

Oruçtaki açlık süresince oluşan otofaji, hücrelerdeki toksin artıklarını, hasarlı yapıları temizler ve vücudun hücreleri yenilenmeye başlar(6). Daha sonraki yıllarda, otofajinin moleküler mekanizmasının keşfedilmesi ile oruca bağlı açlığın, insanoğlunun yaşam süresinin uzamasında, kanser, kas hastalıkları ve sinir sistemi hastalıklarının önlenmesinde çok önemli olduğu daha iyi anlaşılmıştır. Sonuç olarak,  oruç açlığı sırasında, amino asitler tarafından kontrol edilen “vücudumuzdaki hücrelerin kendini yenilemesi” ve “hücrelerin hayatta kalma” mekanizması ortaya çıkmaktadır.

 

Otofaji ile “kendini yenileyen” hücreler, yaşlanmayı yavaşlatmakta ve organizmanın sürekli kendisini yenileyen bir düzeyde sağlıklı kalmasını sağlamaktadır. 

 

Oruçta olduğu gibi, belli bir süre açlık halinde, otofaji ile “kendini yenileyen” hücreler, böylece yaşlanmayı yavaşlatmakta ve organizmanın sürekli kendisini yenileyen bir düzeyde sağlıklı kalmasını sağlamaktadır. Otofaji, hücre içindeki hasar görmüş hücre artıklarını, yaşlı ve yapısı bozuk proteinleri ve hastalık sebebi maddeleri yok etmek amacıyla “koruyucu hücre bakımı” sağlayan bir mekanizmadır (2).  Bu özellikleri ile otofaji’nin değişik hastalıklara karşı koruyucu bir potansiyel destek sağlaması mümkündür. Dolayısıyla, oruçtaki açlık süresinin, metabolik hastalıklarının, sinir sistemi hasarlarının, enfeksiyon hastalıklarının ve kanserin önlenmesinde, yararlı olabileceği anlaşılmıştır.

 

Bu konuda, çeşitli dinlerdeki değişik oruç uygulamalarında yapılan araştırmalarda, açlığın veya daha düşük kalorili diyetle beslenmenin, yaşlanmayı yavaşlattığı, vücutta fizyolojik bir canlanma sağladığı, hatta ömrü uzattığı ileri sürülmüştür (3,5).

 

Otofaji’nin moleküler düzeyde anlaşılması ve oruç gibi açlık olaylarının otofaji üzerindeki etkilerinin saptanması konusunda, Japon bilim adamı Yoshinori Ohsumi, 1990’lı yıllardan başlayarak otofaji üzerinde birçok araştırmalar yapmıştır (3).  İlk olarak ekmek mayasında “otofaji için gerekli olan genleri” saptamıştır. Daha sonraki yıllarda ise mayada tespit ettiği otofaji olayını, vücut hücrelerimizde de benzer mekanizmalarla oluştuğunu göstermiştir(3). Bu çalışmaları sonucunda Japon araştırmacısı Yoshinori Ohsumi, 2016 yılında tıp dalında Nobel ödülüne layık görülmüştür (8). Prof.Dr.Yoshinori Ohsumi, 2009 yılından beri, Tokyo Teknoloji Enstitüsünde halen bilim adamı olarak araştırmalarını sürdürmektedir.

 



Yoshinori Ohsumi, (2016 Nobel Ödülü) Japanese cell biologist (Doğumu: Şubat 9, 1945, Fukuoka, Japan)

 

Günümüzde, otofaji genlerinde oluşan mutasyon sonucu gelişen otofaji bozukluğunun kanser başta olmak üzere, Parkinson hastalığı, tip2 diyabet ve çeşitli genetik hastalıklara sebep olduğuna inanılmaktadır (3,5,8).

Mattson M. ve arkadaşlarının yurtdışında yaptıkları bir bilimsel araştırmada, 2-21 gün boyunca, 16-48 saatlik açlık sürelerinde, başta kanser olmak üzere, diyabet, kalp ve damar hastalıkları, multiple skleroz-MS hastalığı, Alzheimer, Parkinson ve beyin hasarı ile karakterize Huntington hastalığında koruyucu etki yaptığı anlaşılmıştır. Ayrıca bu çalışmada, obeziteye bağlı hastalıklarda,  önleyici bir fayda sağladığı görülmüştür. (9).

 

“İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir”. (Bakara 184) (1)

 

Ayrıca, Bakara suresinde de açıkça belirtildiği gibi, ağır hastalığı olanlar oruç tutmamalı, herhangi bir hastalığı olanlarında, bu konuda doktorlarına danışmaları gerekir.

 

*Oruç tutanlar için,  sahur ve iftar yemekleri son derece önemlidir.*

 

Oruçtan beklenen faydaları sağlamak için, sahur ve iftar yemeklerini ihmal etmemek,  dozunda yemek ve ağır yemeklerden kaçınmak son derece önemlidir. Aksi takdirde vücudumuzda oruçtan beklenen fayda yerine bazı fark edilmeyen zararlar oluşabilir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, yüzyıllar boyunca çeşitli dinlerde değişik şekillerde uygulanan oruç/perhiz veya aralıklı açlık geleneği,  İslamiyet’te oruç olarak,  sahur ve iftar gibi öğünlerle uygulanmakta, böylece vücut hücrelerimizdeki otofaji mekanizmasının gücü ve koruyuculuğu artmakta, vücudumuzda yenilenme sağlanmakta, dolayısıyla birçok hastalığa karşı önleyici bir rol oynamaktadır.

 Ramazan ayınız mübarek olsun.

 

KAYNAKLAR:

1- Diyanet; https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/190/183-184-ayet-tefsiri
2- Yitik A.İ. Oruç: 1. Bölüm; TDV İslam Ansiklopedisi, 33. Cilt, sayfa 416-425, 2007
3- Bagherniya M. Et al. The effect of Fasting or Calorie Restiction on Autophgy Induction: A Review of the literature. Ageing Res. Rev, 47; pp 183-197; Nov 2018
4- Otofaji; Vikipedi; https://tr.wikipedia.org/wiki/Otofaji
5- Re Y.P. Horning cell self digestion: Autophagy wins the 2016 Nobel Prize in Physiology or Medicine. Biomedical journal; 40; pp 5-8, 2017.
6- ] Mónica A Costas 1, María F Rubio; Review, Autophagy. A strategy for cell survival. [Article in Spanish]; Medicina (B Aires). 2017;77(4):314-320.
7- 
Patrice Codogno . Autophagy in cell survival and death; J Soc Biol; 2005;199(3):233-41. doi: 10.1051/jbio:2005024.
8- Nobelförsamlingen; The Nobel Assembly at Karolinska, Institutet. The Nobel Assembly Karolinska Institutet; 2016 Nobel Prize in physiology or medicine. Yoshinori Ohsumi; his discoveries of mechanisms for autophogy.
9- Mattson M.P. et al. Impact of Intermittent fasting on health and disease processes. Ageing Res Rev. Oct; 39:46-58; 2017.
10- Diyanet İşleri Başkanlığı; kuranmeali.net;http://www.kuranmeali.net>sems suresi 9.ayet meali

 

0 Yorum

Yorum Yap