• Samsun
  • Son Güncelleme 03:10
İki öğün beslenmek sağlıklı mı? Görseli
SAĞLIK

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

İki öğün beslenmek sağlıklı mı?

Kilo kontrolü konusunda her gün farklı yaklaşımlar ortaya çıkarken öğün sayıları da uzmandan uzmana farklılık gösteriyor. Peki insan sağlığı için en doğru beslenme hangisi? İki öğün beslenmek sağlıklı mı? Bu soruya Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu yanıt verdi.

Bundan 5-6 yıl öncesine kadar sağlıklı ve dengeli beslenmenin altın kuralının 3 ana 3 ara öğün olduğuna vurgu yapılıyordu. Ancak şu anda iki öğün beslenmenin doğru olduğu savunuluyor. Peki ama neden? Neler değişti de iki öğünün daha sağlıklı olduğu kanısına varıldı? Dünyada 1950-1960’lı yıllara kadar günde üç öğün beslenme şeklinin olmadığına vurgu yapan Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu, “Ne zaman ki I. ve II. Dünya Savaşları bitti, dünyada refah ve bolluk dönemleri yaşandı, ortalama iki olan öğün sayısı üçe çıktı. Porsiyonlar büyüdü, yetmedi araya atıştırmalıklar girdi. O yıllardan sonra da bütün dünyada obezite, şeker ve kalp damar hastalıkları 3-5 kat birden arttı. Demek ki bu beslenme tarzı doğru değil. Yapılan bilimsel çalışmalar da en sağlıklı beslenme şeklinin günde iki öğün olduğunu bize gösteriyor. Aslında bu bizim fabrika ayarlarımız. Çünkü aşırı beslenmenin üstüne bir de zararlı beslenme bindiği zaman vücutta tüm dengeler altüst oluyor” dedi.

"Vücudumuz iki öğün beslenmeye programlı ve üç öğün fazla geliyor. Halk arasında, ‘Kahvaltı günün en önemli öğünü’ olarak biliniyor ancak bu durum doğru değil. Bilim bunu desteklemiyor. Kilonuz, şekeriniz ve kolesterolünüz yoksa ve canınız kahvaltı etmek istiyorsa buyurun edin. Ancak kahvaltıdan özel bir fayda beklemeyin. Tarihsel olarak bakıldığında da insanların ortalama iki öğün beslendikleri görülüyor. Ben 67 yaşındayım. Benim yaşımda olanlar anne-babalarının, daha gençler dedelerinin fotoğraflarını bulup çıkarsın. Baktığınızda aralarında neredeyse hiç şişman insan olmadığını göreceksiniz. O yıllarda yine ortalama iki öğün beslenilirdi; arada bir şey yemek ayıptı, pis boğazlık sayılırdı. Yani en sağlıklı beslenme şekli günde iki öğün yiyip arada bir şey yememek. Zaman zaman aç kalmak faydalı bir durum."

'10 YILDIR İKİ ÖĞÜN BESLENİYORUM'

10 yıldır günde iki öğün beslendiğini belirten Prof.  Dr. Yavuz Yörükoğlu, “Sabahları kahvaltı etmiyor, çay içiyorum. Tabii bir tane de Türk kahvem var. İlk öğünümü saat 13.00 gibi yiyorum. Bu süre içinde en ufak bir açlık hissetmediğim gibi kendimi daha hafif ve zinde hissediyorum. Geçmiş yıllarda Amerikan modasına uyularak, az ve sık yiyin denirdi. Öyle yenildiği zaman kilo alınmadığı ve metabolizmanın hızlandığı söylenirdi. Bunun hiçbir bilimsel dayanağı yok. Dolayısıyla beslenmemiz ya da öğün sayısının fazlalığıyla enerji düzeyimiz arasında herhangi bir ilişki yok. Öğünlerimizi protein, karbonhidrat, sağlıklı yağlar ve meyve sebzelerle dengeli bir şekilde oluşturursak, beslenme ihtiyacımızla ilgili sorun çıkmaz” açıklamalarında bulundu.

İKİ ÖĞÜN BESLENME DÜZENİ NASIL UYGULANIR?

Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu sağlıklı ve uzun yaşamın sırlarını paylaştığı '30 Günde 10 yıl' adlı kitabında da anlattığı 'aralıklı oruç' yönteminden bahsetti. "14 ve 16 saat aç kalmak yani aralıklı oruç deyince insanların gözü korkuyor” diyen Yörükoğlu, “Halbuki ortada korkulacak bir durum yok. Kişi, akşam saat 20.00’den sonra yemek yemediği ve saat 24.00’te uyuyup sabah saat 08.00’de kalktığı takdirde zaten 12 saatini geçirmiş oluyor. Ancak buna açlık denmiyor. Kahvaltıyı atlayıp ilk öğününü 13.00’te yaptığı takdirde 4 saatlik açlık süresi oluyor. Yani açlıksa aç kalınacak süre 4 saat oluyor" diyerek bu zaman içerisinde su ve şekersiz çay ile kahve içebildiğine dikkat çekti.

SON 4 SAATLİK AÇLIK SÜRESİNDE YAĞLAR YAKILIYOR

Özellikle sabah ile öğle arasındaki bu 4 saatlik açlığın son derece etkili ve sağlıklı bir açlık olduğuna vurgu yapan Prof.  Dr. Yavuz Yörükoğlu, “Bu saatlerde şeker ve insülin direnci normalleşiyor. Önce kandaki trigliserid yağları, sonra vücudun diğer organlarında biriken yağları yakıyoruz. Yani bu son derece sağlıklı bir süreç. Sabah saatlerinde 14 saat kalori almama sonrasında vücudumuzda otofaji denilen bir süreç başlıyor. Otofaji, bizim hücrelerimiz içinde yaşanan temizlik, geri dönüşüm ve gençleşme operasyonu. Belirli bir süre kalori alınmadığında lizozomlar aktive oluyor. Hücre içindeki yağ damlacıklarını, eskimiş proteinleri, DNA’sı bozulmuş organcıkları yiyor, yerine tazelerinin yapılmasını sağlıyor. Yaşanan bu duruma otofaji yani kendi kendine yemek deniliyor. İnsan vücudu belirli süreler aç kalmaya hem genetik hem de metabolik olarak adapte. Bu durum faydalı ve gerekli bir süreç” diye konuştu.

'EKMEK TÜKETMEMEK HATA'

"İnsanlar yaptıkları beslenme hataları nedeniyle kilo vermekte zorlanıyor. Bu hatalardan ilki akşam 20.00'den sonra yemek yemek" diyen Yörükoğlu şunları da ekledi:

"Söz konusu saatten sonra yenilenler meyve ve kuru yemiş gibi sağlıklı gıdalar olsa da bu besinleri sindirmek ve yakmak mümkün olmuyor. Bizim yakamadığımız kalorileri metabolizma alıp yağa dönüştürüyor. Diğer bir hata da sofradan doymadan kalmak. Birçok insan kilo vermek ya da kilo almamak adına yemekte az yiyip doymadan kalkıyor, iki saat sonra da acıkıyor. Acıktığı zaman da genellikle yüksek kalorili tatlılar yiyor. Yapılan diğer bir hata da ekmek tüketmemek oluyor. Halbuki bütün bilimsel çalışmalar günlük enerji ihtiyacımızın en az yarısının karbonhidratlardan gelmesi gerektiğini söylüyor. Ekmek yemek bize sağlıklı kompleks karbonhidratlar sağlar. Aynı zamanda tatmin ve tokluk verir."

 

Yorum Yap