• Samsun
  • Son Güncelleme 00:35
Manda sütü verimi sağım ile nasıl artar? Görseli
GÜNDEM

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

Manda yetiştiriciliğinde sağım süresinin, sağımcının deneyiminin, yaşının genç olmasının ve işletmecinin eğitim durumunun ileri seviye olmasının günlük ortalama süt verimini arttırdığı tespit edildi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi tarafından ‘Anadolu Mandalarında Bazı Sağım Özellikleri İle Süt Verimi Arasındaki İlişkiler’ araştırıldı. Bafra ilçesi ölçeğinde yapılan araştırma sonuçları yayınlandı.

Manda popülasyonu bakımından Türkiye’de ilk sırada yer alan Samsun’da 22 binden fazla hayvan olduğu belirtiliyor. Bunun yüzde 60’ı ise Kızılırmak Deltası’nda bulunuyor. Mandalardan alınan süt ile kaymak, yoğurt, dondurma ve tereyağı gibi birçok gıda üretimi yapılıyor. Tüketicilerin de en çok tercih ettiği manda ürünlerinin yanı sıra, bu hayvanın derisi de oldukça değerli.

Manda sütü verimi
Manda sütü veriminin artırılmasına yönelik bir araştırma yapıldı.

Manda sulak alanda yetişiyor

Boynuzlarından üflemeli müzik aletleri, bıçak sapı ve daha birçok ürün üretilen manda, sulak alanlarda yetişiyor. Kızılırmak Deltası bu hayvanların aradığı habitatı sağlıyor. Geviş getirenlerden olan manda, ülkemizde su sığırı, camız, kömüş olarak anılırken birçok ülkede ise bufalo olarak adlandırılıyor.

Yapılan araştırmada Bafra ilçesindeki manda işletmelerindeki bazı sağım özellikleri ile süt verimi arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlandı.

Bafra ilçesi Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği’ne (DMYB) kayıtlı 37 işletme ile mevcut sağım uygulamaları ve işletme özellikleri bakımından yüz yüze anket yöntemiyle değerlendirilen araştırmada birçok konu üzerinde duruldu.

İşletmelerin sağım özellikleri olarak sağım şekli, günde sağım sayısı, sağmal inek sayısı, personel sayısı, sağım öncesi ve sağım sonrası meme temizliği, sağım sonrası yemleme, sağım süresi, sağımcının yaşı, deneyimi, işletme sahibinin eğitim düzeyi, sağımhane temizliği üzerinde duruldu.

Manda sütü verimi
Samsun, Türkiye'nin en fazla manda popülasyonuna sahip kenti.

Çalışmada şu detaylara yer verildi:

“Hayvancılık, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ulusal ekonomiye katkı sağlayan, birim yatırıma yüksek katma değer yaratan, düşük maliyetle istihdam olanağı sunan önemli bir sektör konumundadır. Süt sığırcılığı faaliyetinde uygun hayvan materyali yanında, sürü yönetimi, işletme kapasitesi, barınak koşulları, işgücü niteliği, üretici bilinci ve besleme tekniği gibi unsurlar hayvansal üretimi doğrudan etkilemektedir.

Türkiye’de artan nüfus ve yükselen sosyo-ekonomik refaha bağlı olarak hayvansal ürünlere olan talebin giderek artması, üretim ve verimliliğin artırılmasını gerekli kılmaktadır. Ancak kırsal kesimdeki işletmelerin halen önemli bir kısmının geleneksel yapıda ve ekonomik bilinçten uzak olmaları önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üreticinin örgütlenme yetersizliği

Nitekim hayvancılık sektöründeki yapısal sorunlar, üreticilerin örgütlenme yetersizliği ve pazarlamadaki düzensiz yapı hayvansal ürünlerin nihai fiyatlarının artmasına ve üreticinin ise mağdur olmasına neden olmaktadır.

Süt sığırcılığının yerel, bölgesel ve ülkesel olarak ekonomiye olan katkısının artırılması için mevcut sorunlarının giderilmesi gerekir. Ancak öncelikle bu sorunların neler olduğunun bilimsel yaklaşımlarla ortaya konulması son derece önemlidir. Sorunlar belirlendikten sonra çeşitli politika ve stratejilerle sektörü geliştirmek ve çeşitli düzeylerde ekonomiye olan katkısını artırmak için çalışmalar yapılabilir.

Süt sığırcılığında istenilen verimlerin elde edilmesi ve sürünün devamı, başarılı bir sürü idaresine bağlıdır. Sürü yönetimi denildiğinde, bir süt sığırı işletmesinden sağlanan geliri en üst seviyeye çıkarmak amacıyla, sürü düzeyinde yapılması gereken uygulamalar anlaşılmalıdır. Bir başka ifade ile yetiştiricinin üretim politikası, sürü yönetimi olarak ifade edilebilir.

Manda sütü verimi

Bitki vejetasyonunu en iyi değerlendirme yeteneğine sahip

Türkiye’de süt ve kırmızı et üretim kaynakları arasında yer alan bir tür de mandadır. Ülkemizde mandalar genellikle küçük ölçekli işletmelerde yetiştirilmektedir. Mandalar kırsal alanda yaşayan dar gelirli ailelerin önemli kaynaklarından bir tanesidir. Bataklık mandaları ve nehir mandaları olmak üzere iki grup altında incelenmektedir. Bataklık mandalarından kırmızı et üretimi ve çeki gücü olarak, nehir mandalarından ise süt üretiminde faydalanılmaktadır.

Diğer hayvan türlerinin değerlendiremediği bitki vejetasyonunu en iyi değerlendirme yeteneğine sahip olan bir tür olan manda, Türkiye’de İstanbul, Düzce, Tokat, Samsun, Giresun, Çorum, , Sivas, Muş, Bitlis, Bingöl gibi illerde yaygın olarak yetiştirilmektedir.

Bu çalışmada manda yetiştiriciliğinde sağım süresinin, sağımcının manda yetiştiriciliği üzerine olan deneyiminin, yaşının genç olmasının ve işletmecinin eğitim durumunun ileri seviye olmasının günlük ortalama süt verimini arttırdığı saptanmıştır.

Elde edilen bulguların ışığında, mandaların sağıma ilişkin etmenlerin dikkate alınması ve işletmeler için en uygun sağım programları oluşturulmasını, üretilen toplam süt miktarının artırılmasına yönelik başlıca uygulamalar olarak görmek olasıdır.”

Yorum Yap