SON DAKİKA HABERLERİ
  • Samsun
  • Son Güncelleme 07:15
Sonbahara kadar delta varyantı kontrol altına alınabilir! Görseli
COVİD-19

Sonbahara kadar delta varyantının kontrol altına alınabileceğini ifade eden İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Unutmaz, "Ancak aşı tereddüdü kırılırsa" dedi.

Bu gönderiyi paylaşabilirsiniz!

ABD'de bulunan Jackson Laboratuvarı Enstitüsü'nde baş araştırmacı olarak görev yapan İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Unutmaz, Kovid-19 aşılarının doz sayısı ve delta varyantına etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin aşılamada oldukça iyi ilerlediğini, ABD'nin önüne geçtiğini dile getiren Prof.Dr.Durmaz, Türkiye'de 18 yaş üzerinde tek doz aşı olanların nüfusa oranının ABD'den daha fazla olduğunu ifade etti.

Kovid-19'a karşı toplumsal bağışıklığa ulaştığı düşünülen ancak temmuzda vaka ve ölüm artışlarıyla yeniden gündeme gelen İsrail'deki yeni dalgaya da değinen Unutmaz, bu ülkedeki artışta aşıların yetersizliğinin kesinlikle söz konusu olmadığını, buna çok bulaşıcı olan delta varyantının yol açtığını kaydetti.

Prof. Dr. Unutmaz, delta varyantı nedeniyle aşıların etkisinde azalma yaşandığını, buna karşılık ağır hastalığı ve ölümleri önlemede etkili olduğunu belirterek, "Bir diğer sorun da İsrail, aşılamaya dünyada en erken başlayan ülkelerden biriydi. Aralık ve ocakta en riskli gruplar olan 60-70-80 yaş üzeri aşılanmıştı. Aradan 7-8 ay geçti. Bu sürede o gruptakilerin antikorları düştü. Bu aslında çok anormal değil. Özellikle yaşlı gruplarda beklenen bir durum. Bu sefer hem deltanın oluşması hem yaşlı gruplarda antikor miktarının çok düşmüş olması aşının etkisini azalttı. Bu bakımdan 3. doz gerekti. Bunu da zaten bekliyorduk" diye konuştu.

Prof. Dr. Unutmaz, nüfusun tamamı aşılansa da ağır hasta olacak kişilerin çıkacağını, hiçbir zaman aşıların yüzde 100 etkisinin olmadığını belirtti.

Deltaya karşı aşılamanın önemi

Türkiye'de vaka sayıları ile ölüm oranlarının artmasının delta varyantıyla bağlantılı olduğunun altını çizen Unutmaz, şöyle konuştu:

"Türkiye'de çok hızlı aşılama ancak haziran ortasında başladı. İyi ki de başladı. Eğer şu ana kadar yapılan aşılama olmasaydı 100 bin vaka sayılarını çok rahatlıkla görürdük. Belki ölümler 1000'in üzerine çıkardı ki bunu aşılamanın az olduğu bazı ülkelerde görüyoruz. Örneğin, Vietnam'da temmuza kadar az vaka vardı, hiç ölüm yoktu. Şu anda 10 binlere varan vakalar var, yüzlerce insan ise hayatını kaybediyor.

Bu, deltanın ne kadar bulaşıcı ve tehlikeli olduğunu gösteriyor. Aşıyla bunun önünü kestik. Fakat şu anda özellikle deltaya karşı çift doz BioNTech çok önemli. Ya da 2 doz Sinovac-1 doz BioNTech; 3. doz burada gerekli. Bunun için henüz daha yüzde 40-50'lere yaklaşıyoruz. Yeterince insan aşılanmadı maalesef. Aşı tereddüdünü kırabilirsek sonbahara kadar deltanın da önünü tamamen kesmiş oluruz."

Aşı olmayanlara "kalabalık ortamlara girememe" ya da belirli kurumlarda sağlık personeli, öğretmen ya da üniversite öğrencisi olanlara "aşı olmadan buralara alınmama" şeklinde kısıtlamalar getirilmesi gerektiğini anlatan Prof.Dr.Unutmaz, şöyle devam etti:

"Amerika gibi özgürlüklerin çok büyük olduğu ülkede bu kısıtlamalar birçok eyalete geldi. Türkiye'de de yavaş yavaş başlıyor. Bunun artarak devam etmesi lazım. Aşı kimseye dayatılamaz, zorunlu yapılamaz ama aşı olmayan kişiler de toplumsal bağışıklığa ulaşmamıza engel oluyorlar. Şöyle bir durum da var: Aşı olmayanlar eninde sonunda Kovid-19'la enfekte olacaklar. Şu anda hastanelerdeki yoğunlukları görüyorsunuz.

Yoğun bakımlarda neredeyse yer kalmadı. Ayrıca çocuklar henüz aşılanmadığı için onlara bulaştırabiliyorlar. Bu toplumsal bir sorun, sadece kendilerini düşünemezler. Herkesin iş birliği içinde fedakarlık yapması lazım. Aşı olmayanlar da deltayla enfekte olup bir şekilde bağışıklığa ulaşacaklar ama onun sonuçları çok daha acı oluyor."

 

Yorum Yap